akreditasyon etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
akreditasyon etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17 Şubat 2007 - Çeviriye Giriş

Çeviriye Giriş
Geçenlerde bir okuyucum “Lisans (akreditasyon) olmadan çeviriye başlamanın yolu nedir? Çevirmenlerin çırakları var mıdır? Eğer mümkünse, başka bir diploma almak ya da derse girmek zorunda olmadan mesleğe başlamak istiyorum… Serbest çevirmenlik yapmaya nereden başlamam gerektiğine dair bir tavsiyeniz var mı?” diye sordu. Cevapları vereceğim ve gerisini diğer okuyuculara bırakacağım.

Bunun basit ve kısa yanıtı "gerekli becerilere -nerede ve nasıl edinilmiş olursa olsun- sahip herkes kendisine çevirmen diyebilir ve hizmetleri karşılığında müşterilerinden ücret talep etmeye başlayabilir" denerek verilebilir. Bir dereceye kadar talebe yanıt vermelerine, iş anlayışlarına, fiyatlarına, araçlarına ve başka faktörlere bağlı olsa da, başarılarını büyük ölçüde işlerinin kalitesi belirleyecektir. Yani, “gerekli beceriler”in gerekli kısmını vurgulamak istiyorum. Çok kişi aslında pek de becerememekle birlikte kaliteli iş çıkaracağını düşünür. Eğitim ve hazırlık her zaman iyi fikirdir.

Çevirmenlerin çırakları var mıdır? Aslına bakarsanız, bazı çevirmenler sizinle iş hakkında konuşmaktan memnun olacaklardır ama bazıları da o kadar iş yüklüdürler ki kendilerine bir yardımcı ararlar. Bir çırak rakip bir serbest çevirmen anlamına gelir. Oldukça küçük bir ücret karşılığında ProZ.com, TranslatorsBase.com, ve diğer serbest çeviri sitelerine üye olabilir ve işlere teklif vermeye başlayabilirsiniz.
Çeviren: Merve Ilgın Kaynak: http://www.translationmaven.com

15 Aralık 2006 - Turist Rehberleri ve Tercümanlar

Geçenlerde turist rehberlerinin sitesini inceledim. Onlar esnaf odası olmuşlar ancak meslek odası olamamışlar henüz. Yasaların eksik oluşu onların da ellerini kollarını bağlıyor bir çok konuda. Kaçak çalışanlara, kötü çalışanlara, işi bilmeyenlere karşı hiçbir şey yapılamıyor. Kaçak dişçinin zararından daha fazla zararı olabilir kaçak turist rehberinin. Tercümanlık için de durum aynı.

İşe ilk başladığımız yıllarda keşke bir sınava girmiş ve bir belgeyi hak ederek almış olsaydık. Cebimizde taşıdığımız bir Yeminli Tercüman kartımız bulunsaydı keşke. Hiç olmazsa şu an içinde bulunduğumuz yanlış fiyat politikaları, tercüman olmayanların bu işi yapmaları gibi bir çok sorun en aza inmiş olarak karşımızda olurdu. Ve bununla mücadele de yasal gücümüz olacağı için bir nebze kolay olurdu. Örneğin yasal olarak tercüman olmayan birinin internet sitesi üzerinden tercüme almasının bile önüne geçilebilirdi. Herkes adını yazdığı yere sicil numarasını da yazardı ve böylelikle bir çok suistimalin önüne geçilir, herkes yaptığı işe imzasını atardı.

Bir Mahkeme kararının altında Hakimin adını, imzasını ve sicil numarasını görmeniz normaldir. Tercümanlar olarak aynı şekilde bir uygulamaya kavuşmak için elimizden geleni yapmamız gerekiyor. Kafamızdakileri bir yana koyup mesleğin gelişimi için hiç olmazsa senede bir günümüzü ayırabilmeliyiz. Bu gün de 30 Eylül Dünya Çeviri Günü olabilir. Ve biz tercümanlar bu günde İstanbul'da seçkin bir otelin toplantı salonunda bir araya gelip sorunlarımızı tartışabilir ve belki Meclis'ten de birkaç devlet adamını, siyasetçiyi davet edip konuya basının da dikkatini çekebiliriz.