estonca etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
estonca etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Mart 2007 - Dillerin Sınıflandırılması

Dillerin Sınıflandırılması

Binlerce dünya dilinin sınıflandırılması yapılırken dillerin tarihine (genetik yön), göstergesel işleyiş biçimlerine (tipolojik yön), veya yaygınlıklarına (alansal yön) öncelik verilebilir.

Genetik dilbilim karşılaştırmalı bir yöntemle dillerin tarihini oluşturmaya çalışır. Sözgelimi 2 sayısı çeşitli Hint-Avrupa dillerinde benzerlikler gösterir: deux (Fransızca), two (İngilizce), zwei (Almanca), daou (Bretonca), dio (yeni Yunanca), dva (Rusça), (Farsça), doi (Bengali). Buna karşılık ikinci öbekteki dillerde 2 sayısı şu şekillerde karşılanmıştır: iki (Türkçe), kaski (Fince), isnan (Arapça), irandu (Tamilce), futatsu (Japonca), roa (Madagaskar dili)

Dilsel evrimde kurallar çıkarmayı sağlayan benzeşim yasaları oluşturulmuştur: pater-father-peder, mother-mader, frater-brother-birader (baba, anne, erkek kardeş; Latince, İngilizce, Farsça). Ayrıca diller arasındaki sözlüksel yakınlığın zamanla kayboluşuna ilişkin çalışmalar da yapılmıştır. Mesela, Fransızca ve İspanyolca’da bazı kelimeler aynı kökten gelmiştir: main ve mano (el), doigt ve dedo (parmak). Buna karşılık, tete ve cabeza (baş), epaule ve hombro (omuz) kelimlerini ele aldığımızda aynı köklerin değişik anlam yüklenip başka kelimelerde ortaya çıktığını gözlemleriz: Altay dil ailesinde de “ben, sen” kavramları Türkçe ben, sen; Moğolca bi, çi; Tunguzca bi, şi; Mançuçe bi, si kelimeleriyle karşılanır.

Tiplendirici dilbilim, dil öğelerinin durumunu dil sistemi içinde inceler. Dil tipleri belirlenirken sesbilgisel, prozodik, sözdizimsel, sözlüksel olgular göz önünde bulundurulur. Ancak bunlar salt birleşimsel biçimbilim açısından önemlidir.

-Dış bükün: mu-ntu (insan), ba-ntu (insanlar) [Tongan dili]

-İç bükün: trinken-trank-getrunken “içmek-içti-içmişti” (Almanca)

-Bitişim: ev-le-rin-den (isim-çoğul eki- iyelik eki- çıkma durumu eki)

-Çoğulbireşim: Haupt-bahn-hof (baş-yol-avlu), “merkez istasyonu”, (Almanca)

-Çözümleme: Fransızca’da je lis “okuyorum”: je n’ai pas encore pu finir de la lire “henüz onu okumayı bitiremedim” şeklinde ifade edilebilir.

Alışılagelmiş tanımlama ölçütlerinden biri de özne (Ö), yüklem (Y), tümleç (T) öğelerinin sıralanışıdır. Bu öğelerin altı değişik sıralanış biçimi benimsenmekle birlikte, ÖYT ve ÖTY sıralanışları dünya dünya dillerinin üçte birinin belirgin özelliğidir. YÖT sıralanışının dillerin altıda birinde bulunması, genel eğilimim özneyi tümleçten önce kullanma yönünde olduğunu göstermektedir. Burada da hakimiyet durumu söz konusudur, çünkü sözdizimsel ve anlamsal koşullara göre bu sıra aynı dil içinde de çeşitlilik gösterebilir.

Alan dilbilimi bir dil olgusunun genetik veya tipsel sınırlarını göz ardı ederek, mekan içinde yayılımını inceler. Mesela, yuvarlak ön ünlülere (Fransızca’da u veya eu; Mur “duvar”, peu “az”) Baskça’dan Norveççe’ye, Fince’ye, Fransızca’ya, Almanca’ya ve İskandinav dillerine kadar uzanan bir alanda rastlanır. Addan sonra gelen belirli tanımlık, , Arnavutça’da, Rumence’de, Bulgarca’da, Makedonca’da gözlemlenen, Balkanlar’a özgü bir olgudur. Bu tür olgular dilin alt katmanlarıyla (bir bölgede eskiden konuşulan diller) ve çoğunlukla diller arası ilişki derecesiyle açıklanabilir. Söz konusu durumlara, uzun süre çeşitli ülkelerden gelen insan topluluklarının bir arada bulunup konuşması ve ikidilliliğe elverişli ortamların oluşması yol açar.

Dünyada Belli Başlı Diller


Hint-Avrupa Dilleri

1- Roman Dilleri: Fransızca, Provence, Katalanca, İspanyolca, Portekizce, İtalyanca, Sardinya dili, Retro-Roman dili, Rumence (Moldovca)

2- Germen Dilleri: İngilizce, Friesland dili, Almanca (Yiddiş), Hollandaca (Afrikaans), İsveççe, Danca, Norveççe, İzlandaca

3- Baltık-Slav Dilleri: Letonca, Litvanca, Rusça, Ukrayna dili, Beyaz Rusça, Lehçe, Çekçe, Slovakça, Sorab dili, Bulgarca, Makedonca, Sırp-Hırvat dili, Slovence

4- Kelt Dilleri: Gaelce (İrlandaca), İskoçça, Bretonca, Cornwall dili, Galce

5- Hint-İran Dilleri: Sanskritçe, Farsça, Peştu, Kürtçe, Tacikçe, Hintçe-Urduca, Bihari, Nepalce, Assam dili, Bengali, Oriya dili, Gucerat dili, Marathi, Seylan dili, Pencabi, Sindhi, Keşmir dili, Çingene dilleri

6- Diğer diller: Arnavutça, Yunanca, Ermenice

Kafkas Dilleri

Gürcüce, Avarca, Abhazca, Lazca, Çerkezce, Çeçence, İnguşca, Kabartayca, Lezgice

Baskça

Dravid Dilleri

Tamilce, Telugu dili, Kanara, Malayalam

Ural Dilleri

Fince, Estonca, Laponca, Macarca, Hantıy dili, Mansi dili, Samoyed dilleri

Altay Dilleri

Türkçe (Türkiye Türkçesi, Azerice, Özbekçe, Yeni Uygurca, Kazakça, Tatarca, Türkmence, Kırgızca), Moğolca, Tunguzca

Japonca

Korece

Çin-Tibet Dilleri

Çince (Mandarin, Yue), Tibetçe, Birmanca

Diğer Asya Dilleri

Çukçice, Gilyak dili, Yukagirce, Tayca, Miao-Yao dili, Mon-Khmer dilleri, Munda dili

Malaya-Polinezya Dilleri

Madagaskar dili, Malayca, Cava dili, Tagalogca, Maori dili, Tahiti dili, Hawai dili, Tongan dili

Diğer Okyanusya Dilleri

Aranda dili, Dyirbal dili, Papua dilleri

Eskimo Dili

Amerika Yerli Dilleri

Navaho dili, Apaş dili, Şayence, Mikmekçe, Siu dili, Hakan dili, Maya dili, Nahuatl dili, Hopi dili, Otto-Mange dilleri, Tarasko dili, Salish dili, Çibça dili, Ge-Bororo-Karhaca, Panoca, Karayibce, Keçuvaca, Aymaraca, Tukanoca, Aravakça, Tupi-Guarani dilleri, Araukanca

Hami-Sami Dilleri

Arapça, Maltaca, İbranice, Aramca, Süryanice, Amharca, Tigrinaca, Kabiliye dili, Tuaregce, Somali dili, Afar dili

Nijer-Kongo Dilleri

Hausa dili, Bambaraca, Mendece, Diulaca, Malinkece, Uolot dili, Serer dili, Fulani dilleri, Mosice, Senufo dili, Yoruba dili, Eve dili, Fon dili, İbo dili, Akan dilleri, Svahilice, Kongo dili, Ruanda dili, Ksosa dili, Zuluca, Kikuyu dilleri, Sango dili, Gabya dilleri

Nil-Sahra Dilleri

Nübye dili, Songay dili, Mangbetuca, Masai dili

Hoisan Dilleri

Boşiman dili, Hotanto dili, Sandave dili, Hadza dilleri

Prof. Bernard Pottier Çeviri: Thema Larousse

07 Mart 2007 - Çeviri, AB’nin En Hızlı Büyüyen Endüstrisi

Çeviri, AB’nin En Hızlı Büyüyen Endüstrisi

Avrupa Birliğine 10 yeni ülkenin daha katılmasıyla, AB’nin mevcut 11 diline 9 yeni dil daha eklendi

Kıbrıs Türk ve Rumları birleşme için oy verselerdi yeni dil sayısı 10’a çıkacak, Türkçe de AB’nin 21inci dili olacaktı. Peki, bununla nasıl başa çıkılacak? 20 dille bile Avrupa’nın Babil Kulesi gıcırdıyor.

Yirmi dil, toplamda 190 olası dil kombinasyonu oluşturuyor (İngilizce-Almanca, Fransızca-Çekçe, Fince-Portekizce, vs), ve hem Yunancayı, hem Estonya dilini ya da hem Slovakçayı hem de Litvanyacayı bilen birini bulabilmek neredeyse imkansız.

Bu sorunun üstesinden gelmek için parlamento, bir konuşmanın önce bir dile sonra diğerine ve sonra belki de bir diğerine daha çevrildiği, “sıralı çeviri” yöntemini daha fazla kullanacak.

Açıkça görülüyor ki, bu kulaktan kulağa oyununda hata oranı oldukça yüksek olacak. “Eğer ben zincirin ilk halkası olursam ve bir hata yaparsam, zincirin geri kalanı da aynı hatayı – hatta daha kötülerini yapabilir” diyor Estonyalı genç çevirmen Jana Jalvi.

Çeviriye olan bu ihtiyaç daha şimdiden parlamento tartışmalarında yer almaya başladı bile. İtalya Başbakanı Silvio Berlusconi, geçen yıl bir Alman üyeyi Nazi kampı bekçisine benzettiğinde, Alman’ın kendisine hakaret edildiğini anlaması ve kulaklıklarını sinir içinde bir kenara fırlatması birkaç dakikayı bulmuştu.

Kural, parlamentoda her dilin sağlanmasını gerektiriyor. Yeni çevirmenleri işe almakla görevli Patrick Twidle, “Avrupa Parlamentosu, insanların yabancı bir dili konuşmalarını bekleyemeyeceğiniz bir yerdir.” diyor ve ekliyor: “İnsanlar dil becerileri için değil, kendi siyasi seçmenlerini temsil etmek için seçilirler.”

Avrupa Komisyonunda AB’nin 11 dilinde bir yılda 1,5 milyon sayfa çeviri yapan hali hazırda 1.300 çevirmen var. İki yıl içinde bu sayının yaklaşık 2,5 milyon sayfaya çıkması bekleniyor – Brüksel ve Lüksemburg’da iki devasa binada çalışan görevlilerin sayısı da neredeyse iki kat artacak.

Genişlemeden sonra, şu an yaklaşık olarak 550 milyon Euro olan çeviri maliyeti, 800 milyon Euronun üzerine çıkacak. Acaba buna değer mi? Çeviri servisini yöneten Juhani Lonnroth hesaplarını yapmış: “Çeviri, vatandaş başına 2 eurodan daha aza mal oluyor, yani bir bardak kahve ya da bir sinema biletinden de aza,” diyor.

“Bence buna değer, çünkü bu da demokrasi sürecinin bir parçası.”

Çeviren: Merve Ilgın Kaynak: http://www.kwintessential.co.uk/